Keşke..

Keşke..


Metin Altıok’un öğretmenlik yaptığı Bingöl’de yolda çıplak gezdirilen kadın gerilla cenazesi üzerine yazdığı şiir.

Metin Altıok’un öğretmenlik yaptığı Bingöl’de yolda çıplak gezdirilen kadın gerilla cenazesi üzerine yazdığı şiir.

(Source: irtifakaybi)

Reblogged from dlnbcc with 46 notes

afrikalilydia:

yaşamak için şiir var.

Reblogged from ezelevin with 1,067 notes

Gördüklerim arasından en iyisisdfjsfdsdf

Gördüklerim arasından en iyisisdfjsfdsdf

leylim-ley:

Emrah Serbest / Ot Dergisi

leylim-ley:

Emrah Serbest / Ot Dergisi

(Source: ziyadesiylememnun)

Reblogged from romanperest with 248 notes

(Source: enversdudecor)

Reblogged from selidorisland with 181 notes

hejarinmizzzika:

Doğunun taşrasında bir -gün vakti …

Mevsimlik İşçiler 2 -Rıha/Urfa- 

© Handan Kaygusuz

Reblogged from hejarinmizzzika with 53 notes

Bir Erkek, İki Baş…

Kadın saçından tahrik olabilen erkeklerin beyin fonksiyonları, uzun zamandır ilgimi çeken bir konudur. Böyle bir beynin kadın saçı görünce anında çalışan uyarı/icraat mekanizması, nasıl bir fizyolojiyle açıklanabilir? Baş ile apış arasındaki düz kontak, beyin kıvrımlarının az olmasından mı ileri gelir, yoksa çok olmasından mı? Zekâ düzeyi nedir, vb. vb…
AKP’li kadın milletvekillerinden bazılarının TBMM’ye türbanla girdiği gün, Brüksel’in ünlü kitapçısı Filigrannes’da dolaşıyordum. Günün anlam ve önemine pek uyan bir kitap çarptı gözüme: Tom Hickman’ın Türkçeye ana başlığını “Tanrı’nın Zamazingosu” diye çevirebileceğimiz “God’s Doodle: The Life And Times Of The Penis” adlı araştırması.
Daha ilk satırlarda, yıllardır merak ettiğim bazı soruların yanıtına ulaştım: Meğer antikçağlardan günümüze, bütün erkeklerin zaten iki başı varmış! Çin’den Maçin’e, Sümerlerden Romalılara, Japonlardan Amerikalılara tüm tarih boyunca, erkeklerin kafasından “büyük baş”, pipisinden ise “küçük baş” olarak söz edilirmiş, iyi mi?

***

Bizim ellerde ancak ve yalnız kurbanlık hayvanların “büyükbaş” ve “küçükbaş” diye tanımlandığını düşününce, biraz tuhaf olmadım değil… Türkçeden başka hiçbir dilde herhangi bir hayvandan “baş” diye söz edilmediğine, zaten sarmısak, soğan ve çıban da salt bizim dilimizde baş olabildiğine göre; ister istemez yeni bir soru asıldı zihnimin çengeline: Acaba başka kültürlerin insanın erkek türüne yakıştırdığı büyük, küçük başları, kurbanlık ve kesim hayvanları için kullanan bizim kültür, sünnete mi gönderme yapıyordu?
İşte size sorudan öte, kuşkusuz asla çözülemeyecek bir muamma… Devam ettim, kitabı okumaya.
Leonardo da Vinci, “erkeğin iki başı”na ilişkin düşüncelerini, çağımızdan 500 yıl önce şöyle yazmış: “Penis, insan zekâsıyla doğrudan ilintili ve hatta bazen özgün bir zekâya sahiptir. Sahibinin uyarmak istediği penis, oralı olmayabilir. Kimi kez, sahibi uyarmayı aklına getirmediğinde, hiç istemediğinde bile harekete geçebilir. Çoğu kez sahibi uyurken uyanır, uyanıkken uyur. Sahibi ne isterse istesin, tersini yapabilir. İşte bu yüzdendir ki bu yaratık (penis) özgün bir yaşama sahip ve erkeğin aklından bağımsız bir akıldır, diye düşünüyorum.”

***

AB Bakanı’nın “Ben kamyon kullanıyordum, Leonardo da vinci…” esprisinden beri Türkiye’de çoğu AKP seçmeni bazı yurttaşlar, Leonardo’yu Egemen Bağış’ın İtalyan kankası vinç operatörü, zaten Egemen Bağış’ı da kamyon şoförü sanıyor… İşte bu zevatın en az 3 çocuk emrini de hiç zorlanmadan ve hatta aşırı gayretkeşlikle yerine getirdiğine bakılırsa, Leonardo da Vinci haklı olabilir: Erkeğin küçük başı, büyük başından bağımsız bir akıldır. Beyni olmadığından zekâ yoksunu, zekâsız olduğu için de salakça akıl yürütmesi doğaldır…
İşin kötüsü, tarihte pek çok bilge ve bilgin, erkek milletinin “büyük baş”ından çok “küçük baş”ıyla düşündüğü iddiasında hemfikir. Sofokles’e göre penis bir deli, sahibi de deliye zincirli ve deli nereye çekerse oraya giden bir zavallı. Yahudiler, aynı sonuca bir atasözüyle varmış: “Pipi kafayı kaldırınca, erkek beyni toprağa gömülür.” Zaten Antik Roma’da erkeklik organı, “dar zihin” anlamına gelen Latince “mentula” sözüyle ifade edilirmiş. 18. yüzyılda ise din bilginleri, yine Latince, ama “kuyruk” demek olan “penis” sözcüğünde karar kılmış.

***

İşte ilk sayfalarından bu bilgileri derlediğim kitabı bitiremeden Türkiye’ye dönmüştüm ki, patlamadan yakalanan canlı bomba haberi düştü önüme: Tüm vücuduna bomba sarılı Taliban, pipisini çevreleyen metal kılıfın ne işe yaradığı sorulunca, “Cennette verilecek 72 huriye karşı görevimi yerine getirmek için” demişti. Cennete parçalanmadan varması gereken yegâne organı, pipisiydi, o kadar.
Çağdaş İslami cihadın şehit adayı bu canlı bomba, küçük başın yönettiği büyük başlara dair en taze kanıttı. Küçük baş delisi Taliban’ın fotoğrafını, tıp doktoru ve yazar dostum Selçuk Erez gönderdi. Ama son sözü, cuk oturanı, Bekir Coşkun (8 Kasım, Pipi Sendromu) yazısında söyledi: “Yok eğer çelik kılıf içinde bir pipi havada uçup önünüze düşerse… Pipi değildir, akıldır o.
Ne diyelim? Allah bunlara pipi versin!  

Pipinin kök ucundaki gereksiz et kütlesine, erkek denir.” JO BRAND


Mine G. Kırıkkanat/Cumhuriyet Gazetesi

"Açız, sevdalıyız, canımız sıkılıyor. Türlü sevinçler kiralayacak paramız yok. Uyusam birileri gelip çekmecelerimi ve kafamı karıştırıyor. Çeşmeleri açık bıraksam mı; dünya temizlenir…"

Osman Konuk

(x)

Amanınnnn ^.^

(Source: mahnhattan)

Reblogged from goozygoozy with 147,176 notes

Hayat dediğin küçük adamların hikayesidir. 
İngiltere kraliçesinin hayatı bir boka yaramaz…

Ara Güler

Hayat dediğin küçük adamların hikayesidir.
İngiltere kraliçesinin hayatı bir boka yaramaz…

Ara Güler

"Ondan sonra yine yalnız olacağım. Ve insanların arasında yalnız olmaktan daha korkunç birşey yoktur" -Stefan Zweig

"Ondan sonra yine yalnız olacağım. Ve insanların arasında yalnız olmaktan daha korkunç birşey yoktur" -Stefan Zweig

Birinin 10 bin tl’lik saati düşer kırılır umursamaz.  Birinin de geçim kaynağı olan 20-30 tl’lik tartısı kırılır kahrolur.
"Dünya dediğin zehir zıkkım"

Birinin 10 bin tl’lik saati düşer kırılır umursamaz. 

Birinin de geçim kaynağı olan 20-30 tl’lik tartısı kırılır kahrolur.

"Dünya dediğin zehir zıkkım"

Sabiha: Her birimiz yolumuza gitsek. Halil: Yolumuz? Sabiha: Öyle! Halil: Birleşti biliyorum? Sabiha: Yok. Birleşecek gibi değil. Seni tanıdıktan sonra anladım bunu. Senlen beraber olduktan sonra… Sevgi de yetmiyormuş. Çok eskiden rastlaşacaktık…

Sabiha: Her birimiz yolumuza gitsek.
Halil: Yolumuz?
Sabiha: Öyle!
Halil: Birleşti biliyorum?
Sabiha: Yok. Birleşecek gibi değil. Seni tanıdıktan sonra anladım bunu. Senlen beraber olduktan sonra…
Sevgi de yetmiyormuş. Çok eskiden rastlaşacaktık…